19 Nisan 2014 Cumartesi

VEHİP SİNAN 1929 - 19-04-2010

Vefatının 4.yılında Allah'ın rahmeti üstüne, mekanın cennet olsun...
VEHİP SİNAN KİMDİR?
1929 yılında İstanbul-Şehremini’de doğdu. Baba tarafından kökeni Suriye’ye dayanıyor, anne tarafı ise İstanbullu… Babası uzun yıllar istihkâm subayı orduda görev yaptı, binbaşı rütbesiyle emekli oldu.
Beş kardeşin ortanca çocuğu… Kendisinden büyük bir ağabeyi, bir ablası, iki de kendisinden küçük kız kardeşi var.
İlkokulu 45. İlkokul’da (bugünkü adıyla Aksaray Mahmudiye İlköğretim Okulu) okudu. Sonra sırayla Yenikapı Ortaokulu’nu ve Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık bölümüne kaydını yaptırdı. Buraya iki yıl devam etti, sonra bıraktı.
Topçu yedek subay olarak askerliğini yaptıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne kaydoldu. Babasının vefatı, ağabeyinin de askere gitmesi üzerine ailenin geçim yükü üzerine kaldığı için bu okulu da yarıda bırakmak zorunda kaldı. Genç denecek yaşta ağabeyinin de vefat etmesiyle uzun yıllar annesine ve kız kardeşlerine kendisi bakmak zorunda kaldı. Bu sebepten dolayı hiç evlenemedi.
Eli kalem tutmaya başladığı günden itibaren çizmeye başladı. İlk yıllarda kendisi de bir ressam olan ağabeyinden, sonraki yıllarda ise Walt Disney ve Cemal Nadir’den etkilendi.
İlk çizimleri Ceylan Yayınları’ndan çıkan Ceylan dergisinde 1955′te yayınlandı. Burada çeşitli vinyetler ve Nasreddin Hoca başlıklı bir bant çizdi. Aynı yayınevinin Küçük Afacan ve Armağan dergilerinde çeşitli resim ve illüstrasyonlar çizdi. Bir süre Teksas ve Tommiks çizgi romanlarının kaligrafisini yaptıktan sonra çizgi roman kahramanı olan Topuz’u ilk olarak burada çizmeye başladı. Bu maceracı küçük çocuğun ilk serüvenleri Küçük Afacan’da basıldı. Minik bir bebeğin maceralarının işlendiği Tombik de yine bu dergide yer aldı.
Daha sonra Yeni İstanbul gazetesinde o dönem çok sevilen Cin Ali tiplemesine imza attı. 10 Ekim 1965 tarihinden itibaren Babıali’de Sabah gazetesinde performans sergilemeye başlayan Sinan, burada da bant çizgi romanlar çizdi.
Bir müddet Bugün gazetesi ve Büyük Doğu mecmuasında çizimleri yayınlanan Vehip Sinan, 1967′de yayın hayatına başlayan İttihad gazetesinde çizmeye başladı. Hemen ardından Şubat 1970′te yayınlanmaya başlayan Yeni Asya gazetesinde 1977′ye kadar her gün siyasî karikatürler çizmeye devam etti. Bunların dışında aynı gazetede Topuz ve Bay İlerici ile Adil Bey başlıklı bant çizgi romanlara imza attı.
Sonraki yıllarda Bizim Anadolu, Son Havadis, Tercüman, Türkiye, Zaman gazetelerinde ve Yol, Köprü, Çaylak, Boğaziçi, Yeni Düşünce dergilerinde çeşitli karikatür ve çizgi roman çalışmaları yaptı.
1977 senesinde yayına başlayan Tercüman Çocuk adına aynı yıl ve ertesi yıl içinde Mıstık ve Topuz başlıklı iki ünlü çizgi roman kahramanının maceralarını hazırladı. Ayrıca Ekim 1980 tarihinden itibaren çok kısa bir süreliğine dergi ön kapağına Afacan Mete’nin Serüvenleri adlı tek sayfalık mizahi bir bant ve Mayıs 1985′ten sonra da on bir hafta boyunca derginin arka kapağına Apartopar başlıklı bir bant daha çizdi.
1981 yılında ardı ardına yayına giren Can Kardeş ve Türkiye Çocuk dergilerinin ilk sayılarından itibaren yer aldı. Biri Türkiye Çocuk için olmak üzere ünlü başlığı Topuz’un çok sayıda macerasını ve dergilerin arka kapaklar için Dalgacı Dündar adlı tek sayfalık çalışmalar hazırladı. Ayrıca Can Kardeş’te Topuz benzeri Cin Ali, Mıstık ve Keloğlan (Beberuhi adıyla Zaman’da da yayınlandı) dışında siyasî konularıyla Bay İlerici ile Adil Bey bantlarıyla mizahi temalı Transistor Seyfi, Ali Baba ve Gül Mahmut’a imza attı.
1984 Nisanı’ndan başlayarak Türkiye Çocuk sayfalarından Binbir Gece Masalları başlığında bir çizgi roman daha yayınlatmaya başladı. Yine bu dergi için aralarında Küçük Kahraman, konuşan ve düşünen bir köpeğin başından geçenlerin anlatıldığı Meraklı Doli, Ali Kardeş gibi yeni başlıklar çizdi.
1990′lar boyunca da Türkiye Çocuk için çalışmalarını sürdüren Sinan, en şöhretli başlığı Topuz tiplemesine çok benzeyen Harun, tek macerayla Öğrenci Mahmut ile Kuçu ve Dilaver adlı tek sayfalık iki çizgi romana daha imza attı. Derginin 2000 yılında büyük boy yayınlanmaya başlamasıyla beraber hazırladığı Çılgın İntikamcı adlı bir macera usta çizerin burada çizdiği son başlık oldu.
1990′ların başından itibaren Gül Çocuk dergisinde Gül Mahmut başlığındaki çizimleri ve 1995′ten sonra da bir süreliğine çıkan Yeni Şafak Gazetesi’nin ilavesi Şafak Çocuk dergisinde Topuz’un yeni maceraları yayınlanan Sinan, temiz çizgi stili ve yuvarlak hatlı figürleriyle kendine has bir tekniğe sahipti. Bilhassa çocuk dergilerine çizdiği Mıstık ve Topuz’da şiddet ve argo hiç yer almadı. Fantastik temalar, serüvenlerle yoğrularak rahat anlatımı olan kendi yazdığı senaryolarla biçimlendi.
Bir süre deneme yazarlığı yaptı. Yeni Asya’da Velhasıl köşesini yazdı ve yine çeşitli gazetelerde ara ara bazı makaleler kaleme aldı.
Bir ara müzik enstrümanlarına da ilgi duydu. Kaval, ağız armonikası ve mandolin çalmayı öğrendi.
Karikatürlerinden dolayı beş defa soruşturma geçirdi. Bunların hiçbirinden ceza almadı.

 
  
 
 
1980′li yıllarda Yeni Asya Yayınları arasında üç adet Topuz cildi yayınlandı. Aynı yayınevi logosuyla 1980′lerin ortasında okuyucu ile buluşan Mıstık çizgi roman dergi serisi ve Nisan 1989 tarihinde Zaman Gazetesi Yayınları’nca basılan Adil Bey adlı bant albümleri ile birkaç tane karikatür albümü vardır. Yine aynı yıl içinde Zafer Gazetesi Yayınları tarafından Beberuhi ve Ali ile Veli çalışmaları yayınlandı.
Bir döneme imzasını atan Topuz çizgi romanları Nesil Çocuk Yayınları tarafından 2009 yılında tekrar yayın hayatına kazandırıldı. “Yaman Çekirge”, “İzin Dede” ve “Hayal mi Gerçek mi?” alt başlıklarıyla yayınlanan üç Topuz kitabını yenileri takip edecek.
Pek çok ödüle layık görüldü. 1984 yılında verilen Boğaziçi Başarı Ödülleri’nde “yılın sanatçısı” seçildi. 2008 yılında Bosna Dayanışma Grubu tarafından verilen Necdet Konak Gümüş Çizgi Ödülü”nü aldı. 2009 yılında da ESKADER tarafından Topuz serisinden dolayı “Yılın Çizgi Romanı” ödülüne layık görüldü.
Meslek hayatı boyunca bütün işlerini evinde yaptı. Yaklaşık yarım asır, çizgileriyle gündeme mizah penceresinden baktı, pek çok çizer onun çizgilerine özenerek çizerliğe başladı. Hayatı boyunca, milli ve manevi değerlerden hiç taviz vermedi.
Vehip Sinan, 18 Nisan 2010 Pazar günü Hakk’ın rahmetine kavuştu.